Takvimler sadece rakamlardan ibaret değildir; bazen bir yıl, bir ömre bedel bir büyüme hikâyesini sığdırır bağrına. Benim için 2025; sadece bir tarih değil, sükunetle beklediğim o nadasın bitişi, kabuğumun çatırdadığı ve içimdeki asıl “ben”in güneşe merhaba dediği bir dönüm noktası oldu.
Mesleğimin henüz baharında, Team Makan ailesinin bir ferdi olarak yola koyulurken; amacım müşterilerime sadece ev alım formlarına imza attırmak değildi. Bu yıl yedi ailenin hayallerine çatı oldum, on ayrı hayatın yeni başlangıçlarına anahtar teslim ettim. Ama asıl gurur; Türk komünitesinde biriktirdiğimiz o kadim dostluklarla sponsorluk köprüleri kurmak, sadece profesyonel bir başarıya değil, insanların kalbine dokunacak projelere can suyu olmaktı. İş, benim için sadece bir kariyer değil; yabancı bir coğrafyada “biz” olabilme sanatıydı.
Evin içinde de mevsimler hızla ve güzellikle devrildi. Biri on, diğeri beş yaşına basan iki kızımın büyüme sancılarını şefkatle sarmalarken, her bir boy uzayışında aslında zamanın ne kadar kıymetli bir mücevher olduğunu anladım. Bu yıl, evin içinde sadece çocuklar büyümedi; biz de eşimin master maratonunda el ele verip kenetlendik. O, son düzlükte o maratonu başarıyla tamamlarken; biz bir aile olmanın, zorluklar karşısında tek bir yumruk gibi durabilmenin o eşsiz huzurunu ciğerlerimize çektik.
Fakat en derin deprem ve ardından gelen en büyük sükûnet kendi içimdeydi. 40’ın eşiğine girerken gördüm ki; yaş almak, sadece takvim sayfalarının eksilmesi değilmiş. Kendime “hayır” diyebilme cesaretini hediye ettim bu yıl. Sınırlarımı çizdim, kendime verdiğim değerin üzerindeki tozları üfledim. Geriye baktığımda elbet bazı “keşkeler” göze çarpıyor; ama artık onları birer pişmanlık değil, bugünkü tablomu renklendiren o koyu ve gerekli tonlar olarak kabul ediyorum. Ben bu yıl, kalabalıkların içinde kaybettiğim o kadını buldum ve ona sıkıca sarıldım.
Şimdi 2025’in tüm o zaferlerini, gözyaşlarını ve kahkahalarını gümüş bir kağıda sarıp kalbimin en mutena köşesine kaldırıyorum. Defteri huzurla kapatıyorum. 2026’ya bakarken gözlerim parlıyor; çünkü artık hangi yoldan gideceğimi değil, hangi yolu keşfetmek istediğimi biliyorum. Daha çok keşfe, daha büyük başarılara ve hepsinden öte, her nefeste sağlıkla gelen o kadim mutluluğa kucak açıyorum.
Teşekkürler 2025; bana kim olduğumu hatırlattığın için. Hoş gel 2026; ben artık seninle baş etmeye değil, seninle dans etmeye hazırım.