Ben, Berlin’in kalbinde, kum ve çakılın soğuk birleşimiyle yoğrulmuş, yüzü griye çalan dilsiz bir tanığım. 1961’in o puslu Ağustos sabahında, henüz harcım kurumamışken üzerime örülen bu utanç duvarının küçük bir parçasıydım. İnsanlar beni bir koruma sanıyordu; oysa ben, koca bir şehrin ruhunu ortadan ikiye bölen o keskin bıçağın sırtıydım. Gözlerimin önünde bir gecede gökyüzüne çekilen […]
Read More| Powered by WordPress | Theme by TheBootstrapThemes