Bir şeye çok uzaktan bakmakla yakınına gidip baktığınızda gördükleriniz arasındaki fark… Bir insanı uzaktan görüp tanımakla içli dışlı olduktan sonra her konuya vereceği tepkileri adın gibi bilmek arasındaki fark… Uzaktan bir kediyi sevmek ile evine alıp besleyip içindeki sevgiyi büyütmek arasındaki fark… Gündüz evin içinde varlığını bildiğin bir saatin tiktaklarını duymazken, gece yarısı ev sessizleştiğinde […]
Read More
İtiraf ediyorum; ben bir bağlam arsızıyım. Kelimelerin, cümlelerin kendi başlarına hiçbir anlamı yok benim için. Yapamıyorum, rahat edemiyorum duyunca, okuyunca onları parça parça. Kaşındırıyor beni aforizmalar. Sözlükler var ya, o sözlükler… Kelimeleri tek başlarına, mahzun, derbeder görmek. Kim bilir niye ordalar, niye varlar. ”Masa” yazıyor, ama hangi masa? Gerçek mi, mecaz mı? Tahta mı, metal […]
Read More
Okuduğum kitapla ilgili okurken bir sürü şey geliyor aklıma. Şunu da yazsam bunu da yazsam diyorum hep. Fakat düşündüklerimin birçoğunu not almadığım için aklımdan uçup gidiyor. Bu kitabın bana hissettirdiği birçok duygu oldu. Aklımda kalanları yazıyorum. Kitabımız Vladimir Bartol’un Fedailerin Kalesi Alamut isimli kitabı.Yazarı Sloven bir şahsiyet. Kitap Halime isimli bir kölenin veya cariyenin tarihin […]
Read More| Powered by WordPress | Theme by TheBootstrapThemes